Mustafa ÇOLAKOĞLU YABANCILARIN GÖZÜ İLE MALATYA
Yazı Detayı
20 Kasım 2020 - Cuma 10:24
 
YABANCILARIN GÖZÜ İLE MALATYA
Mustafa ÇOLAKOĞLU
malatyasoz@gmail.com
 
 

Malatya’nın geçmişi M.Ö. 5000 li yılara dayanmaktadır. Malatya’nın adı Hititce manası bal anlamına gelen MELİD ten türemiştir, tarih boyunca ismini pek fazla değiştirmeden günümüze kadar gelen, Melid, Meldia, Melita ve nihayet Malatya ismi ile en güzel halini almıştır. 

İlimiz tabiat güzelliği ile dünyanın en güzel bir köşelerinden birisi olduğunu her kes kabul etmiştir. 
Ünlü Alman Mareşal Moltke 1836-1839 yıllarında yüzbaşı rütbesinde iken, Osmanlı ordusunda eğitmen olarak bulunmuştur. 
28 Mart 1838 yılında ailesine yazdığı bir mektupta Malatya’yı tafsilatı ile ailesine yazmış, bu mektuplar bilahare yayınlanmıştır. 
Moltke o günün Osmanlı devleti ve ordusu hakkında tarafsız bir gözle çok kıymetli bilgiler vermiştir. 
Moltke hatıratında Malatya’dan bahsederken, şehir merkezi 5000 kadar, kerpiçten yapılma, düz damlardan evlerden oluşmuş önemli bir şehirdir. 
Ne yazık ki bu şehirde pencere camı yok cam yerine yağlı beyaz kâğıt kullanılmaktadır. 
Malatya yazın boştur, halk yazın Asbuzu’ya taşınır. Malatya’nın evleri, kiraz, elma, kaysı, ceviz, incir, dut ağaçlarında meydana gelmiş bir orman içine gömülmüştür. 
Beyaz ve dümdüz gövdeli narin kavaklar bu ormanın üzerinde, tıpkı bir şehirdeki minareler gibi yükseliyor ve billur gibi sular akan dereler bütün Malatya’nın her tarafını sulamaktadır. 
Malatya’ya gelince kendimi Lombardia ovasında (Lombardia İtalya’nın kuzeyinde bir bölgenin ismidir) htim. 
Malatya’ya uzaktan bakan bir yabancı yeşil bir deniz gördüğünü zannedip, Şehre girip de evleri görmediği müddetçe onun bir şehir olduğuna inanmaz. 1900 lü yılların başında Malatya’yı ziyaret eden, Başpiskopos Karekin Srvantsdyantas’ın yazdığı Toros Ağper adlı eserde Malatya merkez için şehrin binaları hiç görünmüyor. 
Bir saatlik mesafede yükselen sık ağaçlar bir ormanı andırıyor. Uzamış kavaklar ve çeşit çeşit meyve ağaçları şehri gözlerden gizliyor. J.Rendel Harris 1896 yılında Osmanlı ülkesinin bazı bölgelerini gezmiş bu seyahat ta Malatya’ya da uğramışlardır. 
İzlenimlerini de Letters From Armenia isimli kitabında toplamıştır. Kitabında Malatya da bahsederken, Bugüne kadar Asya Türkiye’sinde ziyaret ettiğim şehirler içinde en güzeli Malatya’dır. Gerçekten cennet gibi, yâda cennetin ta kendisi. 
Arşag Alboyacıyan yazdığı kitapta Malatya’da bahsederken, Harika bir ovada kurulu Malatya şehri, her tarafından kaynayan suları, vızıldayan arıları, kanat çarpan kuşları ve ötüşen böcekleriyle ziyaretçisine bir cennete giriyor olduğu hissisini verir. Malatya’nın tabi güzelliği için bunlar gibi yüzlerce methiye yazılmıştır. 
Geçmiş tarihlerde yazılan bu methiyeler Malatya’nın tabiat güzelliğini bütün dünyaya yaymıştır. İlim adamları dünyanın ciğerlerinin amazon ormanları olduğu söylerler. 
Malatya’nın ciğerleri de Bağ köyleri( Banazı, Tejde, Barguzu, Kilayik, Çırmıktı, Gündübek) Çarmuzu ve Orduzu dur. Belediye’nin yanlış politikaları neticesinde önce bağ köyleri katledildi, şimdi ise Çarmuzu ve Orduzu katledilmektedir. 
19 yüz yılda Malatya’yı ziyaret edip methiyeler döşeyen yabancılar günümüzdeki Malatya’yı görme imkânları olsa yazık oldu o cennet köşesine diyeceklerini tahmin ediyorum. 
Türkçesi Malatya’nın ciğerleri sökülerek beton yığını haline getirilmiştir.

 
Etiketler: YABANCILARIN, , GÖZÜ, İLE, MALATYA,
Yorumlar
Haber Yazılımı