Yazı Detayı
01 Mart 2017 - Çarşamba 08:55
 
Yakın Doğu; İran (3)
Memet Duran Özkan
 
 

EsfehanNefs-e Jahan

EsfehanNefs-e Jahan (isfahan, dünyanın yarısı), gerçekten de bu övgüyü hak eden bir şehir. Şah Abbas 1600 yılında İsfahan’ı Safavi Devleti’nin merkezi (başkenti)olarak seçer. İsfahan’ın geleceği de böylece belirlenmiş olur. Şah Kenti yeniden inşa eder. Bugün Unesco Dünya mirası listesinde yer alan Nakş-ı Cihan meydanını o dönemdeinşa edilir.

İsfahan’a gece vardık. Otele yerleşip akşam yemeğini yedikten sonra;Zağros Dağları'ndan doğan ve İsfahan'ın içinden geçen,Zayende Nehri'nin üzerinde yer alan ve adı 33 gözlü köprü anlamına gelen, 300 metre uzunluğunda ve 14 metre genişliğindeki SiosePolköprüsünü görmek için otelden çıktık. Orhan Karaca yol boyunca hep bu köprüden bahsetti. Onun heyecanı bana da bulaştı. 10 dakikalık bir yürüyüşün ardında SiosePol köprüsüne ulaştık. Kırmızı sarı ışıklarla aydınlatılan köprü, muhteşem bir görüntüye sahipti. Etrafında insan yoğunluğu dikkatlerimizden kaçmadı. İsfahanlılarköprü üzerinde ve çevresinde geziniyorlardı.  Bol bol fotoğraf çektik.

Dönerken uğradığımız ipek halı satış mağazasında gördüğümüz halılar bizleri hayli etkiledi. Halı sanatının doğum yerinin İran olduğunu öğreniyoruz. İlk halı İran’da üretilmiş. Halı sanatı ve üretimi Safeviler döneminde zirve yapmış. Sonraki yıllarda İran ihraç kalemlerinin en önemlisi olmuş.

Odama çekilince, bir televizyoncu olarakilk işim televizyonu açmak oldu. Tüm kanallar Farsça yayın yapıyorlardı. Farklı bir dilde yayına rastlayamadım. Yayın görüntü kaliteleri iyi. Program çeşitliği açısından da iyi görünüyorlardı.

Uyku vakti gelmiş çoktan geçiyordu. Uykulu birşekilde çektiğimiz resimleri Instagram attık. İran’da, İnternet biraz problem. Sosyal paylaşın sitelerine VPN’lerle girile biliniyor. Bizlerde sosyal paylaşım sitelerini kullanabilmek için bu tarz programları telefonlarımıza indirdik. Resimleri internete atarken bir yandan da Orhan’la sohbeti koyulaştırdık. İran hiçte anlatıldığı gibi bir ülke değildi. İkimizde şaşırmıştık. 

Şaşkınlığımız sabahki geziyle daha da artacaktı.

Kaldığımız otellerde oda standartları bayağı yüksekti. Her şeyden öte temiz mekânlardı. Ama otellerdeki hizmet bizim ülkemizde ki eşdeğer otellere göre geri. Sunulan yemeklerdeki çeşitlilik zayıf. Bu alanda çok yol almaları gerek diye düşünüyorum. Yemek kültürleri bizim damak tadımıza uygun. Pirinç pilavı, yemeklerin vazgeçilmezi. Hemen hemen her öğünde ikram ediliyor. Pilavı yağsız yapıyorlar, isteyene tereyağı getiriyorlar. Çok az ekmek tüketiyorlar. Yemek sonrası tatlı veya meyve tüketme alışkanlıkları yok. Açık büfe menülerinde hiç tatlı yok. Aslında ülkede tatlıcıda yok. Çay tüketimi yüksek, çayda şeker kullanmıyorlar.

Çel Sütun Sarayı

Çel Sütun, Türkçesi Kırk Sütun sarayı. Girişinde uzun bir havuz var. Tam havuzun karşısında, büyük avlusuyla yirmi sütunlu saray yer almakta. Sütunların gölgesi havuza yansıyor. Böylece sütun sayısı Kırka yükseliyor. Sarayda ismini buradan alıyor. Kırk sütun, Farsçası Çehel Sütun.

Saray Şah 1.Abbas tarafından yapılmış. Çeşitli ülke kralları ve vezirlerini karşılamak ve ağırlamak amacıyla kullanılmış.  Saray seramik üzerine fresk ve tablolarla süslenmiş. Tablolar çeşitli tarihsel olayları betimlemiş. Bu tarihsel olaylardan benim dikkatimi çeken 1514 Çaldıran Savaşının betimlendiği tablo. Tabloda Şah İsmail ile Yavuz’un resimleri, ordularının savaş pozisyonları betimlenmiş. Bizim tarihçilerin, Yavuz ile Şah İsmail’in resimlerini karıştırdıkları buradaki resimlerde açık seçik görülüyor.Resme bakarken duygulanmadım dersem yalan olur. Bu savaş öncesi ve sonrası binlerce Ehlibeyt taraftarının Anadolu’dayaşadıkları gerçekten bir dram.

Salonda en çok dikkat çeken resim; dans eden kadınlar resmi.  Birçok resimde kadınların yüzleri ve saçları açık, çalgı eşliğinde dans ediyorlar. Başka bir İslam ülkesinde olsa bu resimler günah diye imha edilirdi diye düşünüyorum. Rejimin resimleri korumaya alması beni şaşırtıyordu. İran’daki birçok tarihi kalıntı ve eserin Devrimden sonra korumaya alındığını rehberimiz bana açıkladığında bu şaşkınlığım daha da artıyor.

Devam edecek

 
Etiketler: Yakın, Doğu;, İran, (3),
Haber Yazılımı