Yazı Detayı
04 Mart 2017 - Cumartesi 14:08
 
Yakın Doğu; İran (6)
Memet Duran Özkan
 
 

Tahran; Başkent

        Gecenin ilerleyen saatlerinde Meşhed’den Tahran’a hava yoluyla geçiyoruz.  İç hatlar için kullanılan eski havaalanına iniyoruz. Gecenin bu saatinde trafikte bir yoğunluk var. Otele geçiyoruz oda rezervasyonları yapılana kadar çevreyi inceleme fırsatı buluyoruz. Otelin lobisi kalabalık, bir nişan töreni varmış. Gençler oturmuş sohbet ediyorlar. Bizim ülkemizdeki bir otelin lobisinden farkı yok. 

        Sabah kahvaltıdan sonra Tarhan turumuz başlıyor. Şehir trafiği tek kelime ile felaket. Trafikte kural yok gibi. Siz siz olun Tahran’da araç kullanmaya kalkmayın. Sonradan öğreniyoruz ki Tahran trafiği dünyaca meşhurmuş.

         İran ulusal Müzesi görülmeye değer bir Arkeoloji müzesi. Müze İran tarihinde yer alan dönemlere ait tarihi eserlerle donatılmış. Müzenin girişinde Şair Ferdisu’nun; “en çok bilgili olan insan, en güçlü insandır” sözü yer alıyor. Devasa heykeller ve kalıntıların yer aldığı müzede dikkatimiz heykeller ve kabartmalar çekiyor.

        Ulusal müzeden ayrılarak Gülistan sarayına geçiyoruz. Saray Kaçar Hanedanlığı dönemine ait. Saray İran’ın ünlü ayna işçiliğiyle donatılmış. Müzede ayrıca İranlı ünlü ressamı Kemal-ül Mülk’e ait resimler yer almakta.

        Müzede fotoğraf çekmek yasak görevliler fır dönüyor etrafımızda. Sonunda fotoğraf çekerken güvenliğe yakalanıyoruz. Uyarılıyoruz.

       Öğlen yemeğine geçiyoruz. Yemekten sonra sırada Devrim yıllarını ve ardında başlayan İran- Irak savaşı dönemini anlatan savunma müzesi var. Müze savaşı anlattığı kadar devrimi de anlatıyor. Propaganda ağırlıklı düşünülmüş bir müze.

        Gezideki son noktamız dünyanın en yüksek 4.gökdeleni Milad Kulesi. 2000 yıllarında yapımına başlanan kule 2007 yılında tamamlanmış. Ardından 2008 yılında hizmete açılmış. Kule İranlı Mühendis Muhammet Rıza Hafizi tarafından tasarlanmış. Kulenin yerden yüksekliği 435 metre. Terasın yer aldığı 12. Kat 345 metre. Terasta Tahran tamamen izlenebilmekte.  

        İran gezimizin sonuna gelmiştik. Kafamızda bir çok soru ile başladığımız İran gezimiz bitiyordu. Şu bir gerçek ki, İran görülmeye değer bir ülke. Hele İsfahan anlatılmaz güzellikte tarihsel bir mirasa sahip. Meşhed’de İmam Rıza’nın türbesinde insan kendini bir başka hissediyor. Kum’un mistik dünyasından etkilenmemek mümkün değil. Nişabur  Hayyam’ın , Hacı Bektaşı Veli’nin yurdu. İran kadim dönemlerden gelen bir kültür mirasının üzerine inşa edilmiş ve o damarlarda beslenen bir ülke.

       Malatya’da katılan arkadaşlarla önümüzdeki günlerde Tebriz, Erdebil, Alamut güzergâhına düzenlenecek bir turda yer almayı kararlaştırıyoruz.      

        Gece 01:00 gibi kaldığımız otelden ayrılıyoruz. Havaalanı kentin 50 km dışında. Rehberimiz duygusal bir konuşma yapıyor. Ardından Cem vakfı Ankara şube başkanı Faruk Ali duygularını ifade ediyor. Onu Hacı Bektaş eski belediye başkanı Mustafa Özcivan izliyor. Son olarak Malatya’dan katılanlar adına ben duygularımı açıklıyorum.

 
Etiketler: Yakın, Doğu;, İran, (6),
Haber Yazılımı