Yazı Detayı
05 Ocak 2018 - Cuma 08:51
 
Yeni Yıla Yeni Zihniyet
Ayçin Zengin
 
 

Bir yılı daha geride bıraktık. Acısıyla tatlısıyla geçti bir üç yüz altmış beş gün daha. Yeni bir yıla girdiğimiz bu günlerde geçtiğimiz yılın değerlendirmesini yaptık hem kendimiz hem ülkemiz için. Daha güzel bir dünya diledik tüm insanlar için...

         Sanki daha güzel bir dünya dilemek için bir yılın geçmesi gerekiyor gibi?

         Siz nasıl girdiniz yeni yıla? Malumunuz nasıl girerseniz öyle geçermiş yıl. Ben bir yıl uyayarak girmiştim. O yıl uyumaya bile fırsat bulamayacağım kadar yoğun geçti. Kırmızı iç çamaşırı giyerseniz o yıl uğurlu olurmuş. Bunu deneyip bir yılı şanslı geçirenler hep dener oldu herhalde. Bu da bir satış sektörü doğurdu. Öyle ki yeni yıla girmeye yakın kırmızı çamaşırlar küçük kutularda marketlerde bile satılır oldu. Haa bir de "Yeni yıla yenilenerek girin" var. Eski görüntünüzden eski eşyalardan kurtulun. Böylece yıl güzel geçecekmiş. Söylenenler ne kadar da kolay... Hemen herkes denemiştir. Ama işe yaramış mıdır? Hiç sanmıyorum. Adı üstünde batıl inanç. Biz her günün sonunda dua edelim bence yıl sonunu beklemeden.

         Hem yeni bir yıla girdik diye hemen her şey nasıl değişecek hayatımızda? Zihniyetler değişmeyecek, zalimler değişmeyecek; ama biz yeni yıla girerken diledik diye dünya bir anda cennet haline gelecek... Keşke öyle olsaydı. Dünya'nın Güneş'in etrafındaki dönüşünü üç yüz altmış beş gün altı saatte tamamlamasını iyi dileklerle kutladık diye herkesin aynı imkanlarda yaşadığı, birlik olduğu, kimsenin ağlamadığı, çocukların açlıktan ölmediği, cenneti bu alemde yaşadığımız bir "Dünya"mız olsaydı!

         Bizlik bir durum yok yani. Sadece Dünya, Güneş'in etrafındaki dönüşünü tamamladı.

         Bizlik bir durum var aslında.... Zihniyetlerimiz değişirse; Dünya güzelleşir. Hepimiz bir durup kendimize boy aynasından bakalım ve zihniyetlerimizi değiştirelim. Hatırlayalım değerlerimizi...

         Mesela eskiden ninelerimizin eskileri nasıl değerlendirdiğini hatırlayalım. Eskimiş artık kullanılmayan, hırkaları kazakları söküp iplerini torununun kollarına takıp tekrar yumak haline getirmesini, o iplerden çoraplar, seccadeler, bebek battaniyeleri ördüklerini hatırlayalım. Bayatlamış ekmekleri kızartıp çorbanın üstüne döken veya yumurtalayıp kızartan annelerimizi hatırlayalım. Eski kumaşlardan, eski yünlerden bez bebek yapıp bize veren ninelerimizi, tellerden tahtalardan oyuncak araba yapan dedelerimizi hatırlayalım.

         Şimdilerde bir sepet oyuncağı önüne dökseniz de; mutlu olmayan çocuklar var. Modası geçtiği için çöpe atılan kıyafetler var. Her şeyi olan ama mutlu olamayan insanlar var...

         Her şeyi tükettiğimiz için tükeniyoruz... Hem kendimizi hem dünyayı tüketiyoruz. Tükendiğimiz için yok oluşumuza yani kıyamete doğru gidiyoruz. Bu yüzden lütfen duralım. Zihniyetlerimizi değiştirelim. El ele verip dünyayı güzelleştirerek sonsuzu bekleyelim. Tıpkı yeni yıla girdikten sonra hemen her kanalda ilk söylenen  şarkının sözleri gibi:

         Bütün dünya buna inansa bir inansa

         Hayat bayram olsa insanlar el ele tutuşsa

         Birlik olsa uzansak sonsuza...

 
Etiketler: Yeni, Yıla, Yeni, Zihniyet, ,
Haber Yazılımı