Yazı Detayı
05 Mayıs 2017 - Cuma 09:30
 
Yolcusu Olmayan Yol
Necip Cengil
 
 

Yol dediğimizde, insan ruhuyla buluşan toprağın ruhunun canlanmasını düşünmeliyiz. Nitekim ev de, insanın ruhuyla evdir.  İnsanın ruhu toprakla buluşunca hayata bir düzen geliyor. Tabi o yolu alt üst edecek olan da insanın kendi ruhunu yitirip, insanlıktan çıkmasıdır.

Dava dediğiniz, vakıf, dernek, parti dediğiniz yerler de insana verilen değerle orantılı olarak can bulur.

İnsan ruhundan beslenmeyi başaramayan veya sürdüremeyen yer, yol olarak kalamaz. Parti, dernek ve vakıflar; insan ruhundan, onun üretkenliğinden, fedakârlığından beslenmeyi terk ettikleri, pasife aldıkları an sadece tabeladan ibaret kalır.

Her zaman insana, insanlığa fayda ön safta olmalıdır. Yol denilen yer ve diğerleri, Dede Korkut hikâyelerindeki Tepegöz misali, insan yiyen yaratığa dönüşmemelidir. Fakat amacı insana fayda olmayan kişiler her zaman çıkabilir ve ruhsuz güzergâhlar, mekânlar üretmek isterler. İnsan, bu ruhsuzluk ataklarına karşı da uyanık olmalıdır.

Yol dediğinizde, tek tip insanın faydalandığı güzergâhlar düşünülemez. Oradan, kendisini farklı şekilde tanımlayan, farklı inanç ve anlayışlardaki insanlar geçip, gider. Huzur; bu çeşitliliği kaldırabilen yol ile gelir. Başarı dediğiniz şey de, bu çeşitliliği devam ettirmek, müstefid olmakla mümkündür.

Son günlerde Ak Parti özelinde; yolun bazı insanlara kapatılması konusu konuşulunca, böyle bir yazı kaleme almak ihtiyacı htim.

Merhum Özal, partisini ilk kurarken, eğilimleri bir çatı altında toplayarak bir başarı grafiği çizdi. Sonra kifayetsiz kişilerin elinde, merhum Özal’ın kurduğu parti tanınmaz hale geldi. Daha önce yakaladığı başarıyı kaybetmeye başladı.

Ak Parti, son günlerde “İslamcılık” özelinde bir tartışmanın içine çekiliyor. Eğer global bir proje değilse, bazı muhterisler Ak Parti üzerinde, kitleleri küstürecek bir operasyon yapmak istiyorlar, denebilir. Özellikle “ben senden daha İslamcıyım, kafadan İsrail düşmanı İslamcılar, partiden atılmalı” gibi sözler, bir fitne ateşini haber veriyor.

Bana göre; insana değer veren, ülkesini seven herkes, bu tür fitne girişimlerine karşı uyanık olmalı. Öncelikle, çabalarını “güzel insanlar yetiştirme” üzerinde yoğunlaştırmalıdır. İdeolojik körlük, slogancı dil eksenli yetiştirilen kişiler ne yola, ne insanlığa fayda sağlamaz.

Yönetimlerin işi de, öncelikle adalet, eşitlik ve özgürlük eksenli olmalıdır. Birilerini İslamcı, birilerini başka tanımlamalar özelinde dışlamamalı ve insanlığa fayda ruhuyla yetişen, anlayışını bununla geliştiren her insana saflarında yer vermelidir. Devlet denilen ortak çatı, özel çıkarların ve ideolojik baskıların kasırgasına maruz kalmamalıdır. Zira böyle bir kasırga, devlet çatısını uçurur.

“İnsanı yaşat ki, devletin yaşasın” diyen muhterem zat, o topraklar üzerinde yaşayan her insanı kast ederek,bunu demiştir. Bütün insanlar, insan olarak eşit muamele görmeyecekse; oradaki çatı, herkesi korumayacaksa, çatı olmaktan çıkar.

Eğer Ak Parti veya diğerleri, Dede Korkut hikâyelerindeki Tepegöz misali, insan yiyen, harcayan bir hale dönüştürülürse, ruh giderek kaybolur ve giderek yolcusu olmayan bir yola dönüşür. Yol olmaktan çıkar.

Bütün iddialı yapılar, zamanla küçük adamların ve küçük hesapların oluşturduğu girdapta, kendi kara deliklerini oluşturup, oluşan o kara delikler tarafından yutulur. Bu tehlikeyi zamanında fark eden yapılar, varlıklarını sürdürme fırsatı yakalar ama fark edemeyenler yok olur gider.

Tehlike şu; birileri lokaldeşifre girişimcileriyle, insanlığın faydasına olacak bir ruhu canlı tutabilecek yolları, yolcusuz bırakmak istiyor. Yutan kara deliklerle; kendi saltanatlarına engel olacak, her kim varsa,onları yutma hesapları yapıyorlar.

 
Etiketler: Yolcusu, Olmayan, Yol,
Yazarın Diğer Yazıları
19 Ocak 2019
“Paradigmaların İflası ve İflas Erteleme”
28 Aralık 2018
Aydınlar/Âlimler Susarsa
23 Kasım 2018
Bizden Değilsen Gelme
21 Kasım 2018
Siyaset Nedir
14 Kasım 2018
Öncelikleriniz
16 Ekim 2018
Fayda Üretmek İstiyorsak
12 Ekim 2018
Kamunun Hesabı Ağırdır
21 Eylül 2018
Herkes Aynada Kendisine Baksın
26 Haziran 2018
Seçimlerin Ardından
30 Mayıs 2018
Seninle Söyleştim
18 Nisan 2018
Anlattığınız Tanrı
22 Mart 2018
Sev Dedi Gönlüm
08 Şubat 2018
Adam Ol
23 Ocak 2018
Barış Hayırlıdır
19 Ocak 2018
Yarın Kıyamet Kopacağını Bilseniz
11 Ocak 2018
Tarihi Doğru Okumak
27 Aralık 2017
Siz Kendinize Bakın
20 Aralık 2017
İnsan Günahkâr Doğmaz
14 Aralık 2017
Hesap mı, Diriliş mi?
08 Aralık 2017
Kıyamet Savaşı
24 Ekim 2017
Dibe Vuran İnsanlık
29 Eylül 2017
Hamaset
21 Eylül 2017
Kafalar Karışık
13 Eylül 2017
Geleceği Planlamak
31 Ağustos 2017
Projelerimiz Olmalı
16 Ağustos 2017
Savaş Oyunları
02 Ağustos 2017
Hangi Hiziptensin
27 Temmuz 2017
Ekrandan Atışmalar
21 Haziran 2017
Durun Kalabalıklar
09 Haziran 2017
Oyunun Yeni Perdesi Katar
10 Mayıs 2017
Trafik Terörü
20 Nisan 2017
Referandum
17 Nisan 2017
Seçim Sonuçları
22 Mart 2017
Şehrin Huzuru
09 Mart 2017
Park Cezası
25 Şubat 2017
16 NİSAN
18 Ocak 2017
Sistem Tartışmaları
19 Aralık 2016
HALEP Mİ DÜŞTÜ
10 Kasım 2016
Düşünelim
28 Ekim 2016
MUHASEBE
21 Ekim 2016
DİNLE
13 Nisan 2016
Milletin Adamı
21 Mart 2016
Türkiye Nereye
14 Mart 2016
Teröre Lanet
07 Mart 2016
TÜRKİYE GİBİ KAÇ ÜLKE VAR
23 Şubat 2016
Suriye Politikamız
18 Şubat 2016
MÜCADELE TA KIYAMETE
Haber Yazılımı